Vatan borcunu ödememe 73 gün kaldı… Arkaya baktığımda günlerin hızlı, önümde koskocaman gündüz v gecelerin olduğunu görüyorum. sanki hiç bitmeyecek gibi geceler. Burada insan bir günün ne kadar uzun olduğunu anlıyor. Askerlik ne kadar mantıksız gelse de insan psikolojik savaşı öğreniyor. Sabrı zamana  yaymayı öğretiyor… kendi kendine düşünürken zamanın geçmediğini ama hiç düşünmediğin zaman nasıl akıp geçtiğini öğreniyorsun…

Buraya gelmeden önce hiç düşünmemişim demek ki…

Bolca bir günün diğer güne bağlanmasına şahit oluyorsun… ama bir yandan da günleri saymayıp, çabuk geçeceğine inanıyor insan…

Sevgi sözcüklerinin kalktığı, insanın yabanileştiği, emir cümlerinin hüküm sürdüğü yasaklar şehri… Asker ocağı…

Diğer yüzüne bakınca, insanın hatalarıyla yüzleşmesi için bol bol vaktinin olduğu eşsiz mekan…

Binbir türlü kişilik ve binbir türlü hayat hikayesinin ortak bir amacının buluştuğu yer…

Özgürlüğün tadını alıp, tadının damağında kalması, tıpkı bir çocuğun ağzına bir parmak bal çalıp susturulması gibi verilen saatlik özgürlük.
Haftalık izin…

Askerlik nedir? Bu sorunun cevabına yazılacak o kadar çok şey var ki, hepsinin yazmaya kalksam haftalık iznim burada biter gider…

Devam edecek… Hayat da yazılarım da…